Arabalar, Bilim, Çeviriler, Edebiyat, Felsefe, Futbol, Mistizm, Mizah, Müzik, Siyaset, Tarih, Teknoloji
30 Ekim 2014 Perşembe
Kendimden Bir Şeyler...
Hiç bir zaman "çok sevilmek" istemem mesela. Çünkü ne kadar yükselirsen düşüşün de o kadar şiddetli oluyor. İnsanlarla arama hep mesafe koydum, onlara hep kötü yönlerimi gösterdim. Olduğumdan farklı görsünler istemedim. Hani böyleydin? Desinler istemedim. Sarıldığım kişiye tokat vurmayı da bildim mecazen tokatladığıma sarılmayı da. Adil olmaya çalıştım her zaman. Birşeyleri çok sevdim çok defa haddinden çok ama son nefesim de olsa hiç kimseye eyvallahım olmadı. Değerlerimden taviz vermedim hiçbir zaman. İnsanlara aslında ne kadar sıradan olduğumu göstermeye çalıştım hep. Kimse beni gözünde büyütsün istemedim. Yaptıklarımı hiç kimseye anlatmadım sadece sorarlarsa söylemeyi tercih ettim. Ön planda olmayı sevmedim hiçbir zaman. Gölgelerin ardından sürdürdüm hayatımı. Saklanmadım da, her konuda sorumluluk aldım aksine. Hiçbir konuda kendimi ispatlama gereği duymadım. Kimseyle yarışa girmedim çünkü dürüst yarışmayı bilmeyecek düşmanlar edinmek istemedim. Kendi yolumu çizdim ve orada ilerledim ama doğru ama yanlış. Hiçbir zaman sevmedim kendimden bahsetmeyi ama bazen sırf kendimi göstermek istemediğim anlarda kendimden bahsettim tezat yaparcasına. Ustam Nietzsche'nin dediği gibi; kendini gizlemenin en iyi yolu kendinden bahsetmektir diye. Başkalarının görmek istediği bir "kendim" yarattım ve öyle olduğuma inanmalarını istedim. Paranoyakçaydı belki kendimi gizleyişim, deşifre olmaktan korkmamdandı. Korku da değil aslında bilinmek istemedim. Yüzüm eskimesin, zihinlerde fazla haşır neşir olmayayım, beni fazla bilmesinler istedim. Belki susma hakkımı kullanıyordum, sadece zamanı geldiğinde konuşmaya çalıştım. Bazen herkesten çok konuştum, şimdiki gibi her cümlem birinci tekil şahıs oluyordu ama diyorum ya kendimi ifade ediş şeklim bu diye. Aslında egoistlik yapmıyorum hayır yakınından bile geçmem. Elime bir parça ekmek alıyorsam önce etrafımdakilere bakarım açlar mı diye. Egoist değilim sadece hikayemle bağ kurmasını istedim insanların. Çünkü biliyorum zihinlerinizde bir yerlerde hepiniz bu tür şeyler yaşıyorsunuz ya da belki ilk defa karşılaşıyorsunuz. Haddimi bilmeye çalıştım, boyumu aşmamaya çalıştım bazen gün geldi boyumdan çok daha büyük işlere kalkıştım ve başardım ama kim olduğumu unutmadım hiçbir zaman. Acıdan, üzerime saniyede yüzlerce iğne batıyormuş gibi kıvrandığım anları hiçbir zaman unutmadım. En mutlu anımda bile geçmişimle bağı koparmadım. Hikayemin dışına çıkmadım, yol göstermeye çalıştım insanlara. Severdim her zaman mücadeleleri. Korkmadım demek bir zaferdi benim için ve bu savaşa ömür boyu sadık kalmaya çalıştım. Meydan okudum en imkansız gördüğüm savaşlarıma, bana başaramazsın demeleri için yalvardım çünkü en güçlü olduğum anlar bunlardı. İçimdeki intikam ateşi sahip olduğum en güçlü silahtı ama kimsenin canını yakmadım. Sadece hayattan alacağım intikamlar oldu ve yenilmedim demek için aldım her nefesimi. Bıçağın sürtünme kuvveti ile vücudumda yaratacağı ısıyı ve devamında cildimin yırtılıp açılacak olmasını umursamadım aksine "gel, ben buradayım, en iyi vuruşunu yap!" dedim her zaman. Bazen en güçsüzdüm, nefes bile alamıyordum. Yeniktim, perişandım ama inanıyordum ki hikayemi tamamlamak için bu anları yaşamalıydım. Sadece işimi yaptım. Kim ne demiş, kaç puan almışım, karnem nasılmış hiç merak etmedim. Alçak gönüllü de olmadım hiçbir zaman çünkü ben bir liderim. Liderler gücünün farkında olmalıdır ama haddini de hiçbir zaman aşmamalıdırlar ki okyanuslarda devrilmeden bir kayıkla dünyayı turlayabilsinler. Belki bu kadar zor bir görev değildi ama rolüme sadık kaldım. Şu an ne düşündüğün de çok umurumda değil. Sana saygısızlık yapmıyorum hayır belki kimsenin duymadığı kadar saygı duyuyorum sana ama diyorum ya düşünmem hiç kim ne demiş, ne hissetmiş. Kendime en uygun olanı yaparım, en beğendiğim şekilde davranırım ve bu muhtemelen doğru olur ama hatalar da yaparım. Üzeri çizilip kapatılamayacak kadar derin hatalar. Ama deyip yazdığım herşeyin üzerine bir çizik atmayacağım, hayatın çelişkilerden ibaret olduğunu ve bunların son derece doğal olduğunu öğretmek isterim. Hani öyleydin de böyle diyorsun diyecektir insanlar. Siz de onlara deyin ki, dün güneş vardı bugün yağmur yağıyor nasıl her anın aynı olmasını bekleyebilirsin ki? Tek normal olan gündüzün gündüz, gecenin de gece olmasıdır. Çok fazla takılma bu gibi şeylere içinden çıkamazsın. Evet, çok fazla konuştum ama bu ilk defa oldu belki de son defa. Teşekkür ederim. En karanlık günlerinizin sonrası en aydınlık sabahlarınız olsun dileğiyle.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder